Menu

Arama Yapın

İş Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar Eğitimi | Hemen Kaydolmak İçin Tıkla

Menu

19 Mayıs 2025

Akıl hastası eşten maddi-manevi tazminat talep edilebilir mi?

Bu makale 322 kez okundu.

Boşanmanın ferîsi niteliğindeki maddi-manevi tazminat, TMK m. 174’te düzenlenmiş olup, düzenleme gereğince eş aleyhine maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için, eşin kusurlu olması aranmaktadır. Akıl hastalığı gibi kusura dayanmayan sebeplerle birliğin sona erdiği durumlarda akıl hastası eş aleyhine tazminat da söz konusu olmayacaktır.[1]

 

Yargıtay uygulamasında, akıl hastası eşin davranışlarının iradi olmadığı gerekçesiyle, kendisine kusur yüklenmesinin ve dolayısıyla aleyhine maddi-manevi tazminata hükmedilmesinin mümkün olmadığı kabul edilmektedir.[2]

 

“…Akıl hastalığı nedeniyle kendisine vasi atanan davalı erkeğin davranışları iradi olmadığına göre, kusurundan söz edilemeyeceği halde; davalı erkeğin kusurundan bahsedilerek kadın yararına maddi ve manevi tazminata (TMK m.174/1-2) hükmedilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir…” Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 03.03.2021 T., 2021/325 E., 2021/1897 K.

 

“…Dava TMK m. 165 uyarınca açılan akıl hastalığı hukuki sebebine dayalıdır. Dosyadaki belgelerden, davalı erkeğin akıl hastası olduğu ve kısıtlandığı anlaşılmaktadır. Akıl hastası olan erkeğin hareketleri iradi olmadığından, kendisine kusur yüklenemez. Erkeğe kusur yüklenemeyeceğinden davacı kadın yararına maddi-manevi tazminata da hükmedilemez. Bu yön gözetilmeden kadın yararına maddi-manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp bu husus bozmayı gerektirmiştir...” Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 11.09.2018 T., 2016/21327 E., 2018/8948 K.

 

“…Akıl hastalığı nedeniyle kendisine vasi atanan davalı kadının davranışları iradi olmadığına göre, kusurundan söz edilemeyeceği halde; davalı kadının kusurundan bahsedilerek ve davacı erkek tam kusurlu olduğu halde, erkek lehine maddi ve manevi tazminata (TMK m.174/1-2) hükmedilmesi doğru görülmemiştir…” Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 15.05.2018 T., 2018/2559 E., 2018/6246 K.

 

Kanımızca Yargıtay’ın akıl hastalığı mevcutsa ayırt etme gücünün varlığını ayrıca irdelemediği bu kararları yerinde değildir. Nitekim, kişinin davranışlarının iradi olup olmaması ayırt etme gücünün yerinde olup olmadığıyla ilgilidir. Akıl hastalığı ve kısıtlılık ise, tek başına ayırt etme gücünün yerinde olmadığına kesin delil teşkil etmez. (Bkz. Soru 74) Bu sebeple, her ne kadar bir eş akıl hastasıysa da davranışları iradi ise kendisine kusur izafe edilebilmesi ve dolayısıyla şartları varsa aleyhine maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi gerekir.

 

Bu yazı, yazarın izniyle, Soru Cevaplarla Boşanma Davaları kitabından aynen alınmıştır. 

Kitabı incelemek için hemen tıklayın!

 


[1] Feyzioğlu, s. 456, Oğuzoğlu, s. 130, Köprülü/Kaneti, s. 192, Tekinay, s. 259, Oğuzman/Dural, s. 144, Öztan, s. 322, Akıntürk/Ateş, s. 297, Dural/Öğüz/Gümüş, s. 154

[2] Gençcan, s. 596, 597