E-Kitaplar
Kambiyo Senetlerinde Def'iler
- Yayınevi: Aristo Yayınevi
- Yazar: Prof. Dr. A. Lerzan YILMAZ
- Sayfa Sayısı: 639
- Yayın Tarihi: 01.04.2017
- Baskı: 1
- Tür: E-kitap
- Basılı Olsaydı Fiyatı: 220,00
Kategoriler: Bütün Hukuk Kitapları, Borçlar Hukuku, Medeni Usul Hukuku, Ticaret Hukuku
Yıllardır sürdürdüğüm akademik çalışmalarım, uygulamaya yönelik avukatlık ve danışmanlık faaliyetlerim ve bilirkişilik tecrü-belerim bana kambiyo senetlerinde def'iler meselesinin önemini göstermiş ve bu konudaki sorunların belirlenmesine yardımcı ol-muştur. Doçentlik takdim tezi olarak hazırladığım bu eserde, devir kolaylığı ve yüksek tedavül gücüne sahip, ödeme ve kredi aracı olarak kullanılabilen kambiyo senetlerinde mücerretlikten ne anlaşıl-ması gerektiği ve bu mücerretliğe bağlı olarak ortaya çıkan def'iler meselesi üzerinde durulmuştur. Türk, İsviçre ve Alman doktrini ve mahkeme kararları çerçevesinde araştırmalar yapılmıştır. Kıymetli evrakın (kambiyo senetleri) ihdasındaki amaç, senede bağlı hakkın emniyetli şekilde ve hızla tedavülünü temin etmektir. Senede bağlı hakkın eşyalaştırılması, def'ilerin sınırlandırılması ve senede teşhis fonksiyonu kazandırılmasıyla, senede bağlı hakkın hızla tedavülü mümkün kılınmıştır. Kıymetli evrakın en önemli unsuru hakkın eş-yalaştırılmasıdır. Yani, sadece hakkı yaratan senetler kıymetli ev-raktır. Senede bağlı hak, senet üzerinde tasarruf edilmek suretiyle bir başkasına devredilebilir. Kambiyo senetleri ise kıymetli evrakın özel bir türünü oluşturur ve günümüzde sahibine sağladığı devir ko-laylığı sayesinde önemli bir ödeme veya kredi aracı olarak kulla-nılmaya devam etmektedir. Kambiyo taahhüdünün mücerretliği meselesi, Türk, İsviçre ve Alman hukuk doktrinlerinde hemfikir olunan bir konudur. Ancak mücerretlikten ne anlaşılması gerektiği hususu yıllardır tartışıla gelmiş bir konu olup, her zaman güncelliğini korumuştur. Bu eserde, bu tartışmalar neticesinde ortaya çıkmış bulunan “Kreasyon”, “Akit” ve “Hukuki Görünüş” teorilerine geniş yer verilmiş ve bu teorilerin neticeleri tartışılmıştır.
Çünkü, kambiyo senetlerinde def'iler meselesinin çözümü an-cak, bu teorilerin tartışılmasıyla mümkündür.
Alman hukuk doktrini tarafından genel kabul görmüş olan “Hukuki Görünüşe İtimat” teorisi kanaatimizce, kambiyo senetle-rinde mücerretlik kavramını ve buna bağlı olarak def'ilerin sınır-landırılması ve sınıflandırılması meselelerini en iyi izah eden teori-dir. Bu teorinin ışığı altında kitabın ilk üç bölümünde, kambiyo se-netlerinin özellikleri ve kambiyo senetlerinde def'i ve itirazları in-celemeye çalıştım. Bu inceleme sırasında, öncelikle borçlunun maddi hukuka ilişkin savunma vasıtalarını ele aldım. Medeni hu-kukumuzdaki def'i ve itiraz kavramları ile kambiyo senetleri huku-kumuzdaki def'i ve itiraz kavramları üzerinde durdum ve bu kav-ramları “Hukuki Görünüş” teorisi ile irtibatlandırdım.
Ben bu eser üzerinde çalışmaya 1993-1997 yılları arasında, sevgili hocam, duayenim, yol göstericim Prof.Dr.Hayri Domaniç'in tavsiyesi ve teşviki ile başladım. Eserin yazımı aşamasına geçmeden önce, ön okumaları, İsviçrenin Cenevre ve Bern üniversiteleri kütaphanelerinde yaptım. Ön okumalarım sırasında, konunun teorik tarafını irdelediğimde, “senedin hükümsüzlüğüne ilişkin” def'iler nitelendirmesinin(sınıflandırılmasının) İsviçre Borçlar Kanunundan kaynaklandığını, ancak Alman Ticaret Kanununda farklı bir düzen-lemenin mevcut olduğunu gördüm.
Kambiyo senetlerinde(Çek, Bono, Poliçe) borçlunun def'ileri meselesini teorik olarak derinlemesine incelediğim sırada, herkese karşı ileri sürülebilen “senedin hükümsüzlüğüne ilişkin” def'ilerin aslında “senetteki beyanın hükümsüzlüğüne ilişkin” def'iler oldu-ğunu farkettim; İsviçre ve Türkiye'de senetler hukuku alanındaki bu yanlış nitelendirmenin teorisyenler ve uygulamacılar tarafından doğru şekilde algılanmasını ve yargıçların doğru şekilde def'iler hususunda karar vermelerini hedefledim. Bu konuda Alman ve İs-viçreli teorisyenlerin görüşlerini ve İsviçre ve Alman Fedaral Mah-keme kararlarını esere yansıtmaya çalıştım.
Eserin dördüncü bölümünde, kambiyo senetlerinde def'ilerin sınıflandırılmasına geçtim. Kambiyo senetlerinde def'ilerin kanunen ve doktriner açıdan nasıl sınıflandırıldığı meselesi üzerinde durup, çeşitli def'i türlerini Yargıtay Kararları, Hukuk Genel Kurul Kararları ve Alman ve İsviçre Federal Mahkeme kararlarını gözönüne alarak irdeledim. Son bölümde ise def'ileri, “Hukuki Gö-rünüşe İtimat” teorisini gözönüne alarak tanımlanmaya ve sınıflan-dırılmaya çalıştım. Bu sınıflandırmada def'iler iki ana grupta top-lanmıştır. Birinci grubu teşkil eden ve doğrudan, “Senet Metninden Anlaşılan Def'iler” ile “Senetteki Beyanın Hükümsüzlüğüne Taalluk Eden Def'iler” herkese karşı ileri sürülebilen def'iler olarak ka-tegorize edilmiştir. İkinci grupta ise, “Temel Borç İlişkisinden Kaynaklanan Şahsi Def'iler” ile “Özel Anlaşmalardan Kaynaklanan Şahsi Def'iler”, iyiniyetlilere karşı ileri sürülemeyen def'iler olarak tanımlanmıştır.
Bu doçentlik tez çalışması, 1997 yılında doçentlik jürimi oluş-turan değerli hocalarım tarafından oy birliğiyle kabul edilmiştir. Aradan geçen yıllar içinde hem baskısının tükenmiş olması hem de Türk Ticaret Kanunu, Sermaye Piyasası Kanunu, Borçlar Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili mevzuatta yapılan değişikler nedeniyle yeniden ele alınarak ve yeni Yargıtay kararları eklenerek tarafımdan ikinci baskıya hazırlanmıştır.
Uzun ve titiz bir çalışmanın neticesi olan bu eserin hazırlanması sırasında büyük maddî, manevi desteğini gördüğüm değerli aile fertlerim annem Mualla Yılmaz'a ve babam Dr. Cafer Yılmaz'a minnet duygularımı ifade ediyor ve bu eserin ikinci baskısını ebe-diyete intikal etmiş olan anne ve babamın aziz ruhlarına armağan ediyorum. Yine bu eserin hazırlanmasında manevi desteğini benden eksik etmemiş olan sevgili kardeşim Uğur Yılmaz'ada teşekkür et-meyi bir borç bilirim.
Bu Eserin güncellenmiş ikinci baskıya hazırlanmasında hiçbir karşılık beklemeden bana her konuda yardımcı olan ve sabırla eserin yeni baskıya hazırlanmasına katkıda bulunan, sevgili Yüksek Lisans öğrencim Mert Can Hürcan'a, benimle birlikte aylar boyunca sürdürdüğü titiz ve özverili çalışmalarından ve desteğinden dolayı minnet borçlu olduğumu burada ifade etmek isterim..
Bu eserin Türk doktrinine ve uygulamasına katkı sağlaması ve hayırlı olması ümidiyle…
Prof.Dr. A.Lerzan Yılmaz
Anadolu Feneri Köyü/Boğaziçi
Nisan 2017
Prof. Dr. A. Lerzan YILMAZ
- Eğitim Sayısı 0
- E-Kitap Sayısı 3
- Eğitim Alan Kişi Sayısı 0
- E-Kitap Alan Kişi Sayısı 0
- Makale Sayısı 0
Eğitmen Hakkında
Lisans Hukuk Istanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1982
Lisans 2 Hukuk Bern Üniversitesi 1986
Doktora Ticaret Hukuku Bern Üniversitesi 1988
Yardımcı Doçent Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1988
Doçent Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1999
Profesör Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2008
FORMÜL:
Kitabın Sayfa Sayısı / 2 x 1000 / 69000 = 1000 adet basılan bir kitap için kesilen ağaç sayısı
Kağıt yapımında, genellikle iğne yapraklı ağaçlardan Ladin ve Çam ağaçları kullanılmaktadır. Çoğunluk çam ağacına aittir.
Dünya çapında her gün 80.000 ila 160.000 ağaç kesilmekte ve kağıt endüstrisinde kullanılmaktadır. Ormanlar yok edilmekte, küresel ölçekte iklim değişikliğine sebep olmaktadır.
Bir çam ağacının boyunu ortalama 18 m, yarıçapı da 15 cm eder. Bu durumda bir çam ağacı 1,2717 metreküptür. 0.0083 metreküp odun yaklaşık 4,5 kg gelir. Bu durumda 1,2717 metreküp odun yani bir ağaç 690 kg gelecektir.
Bir ağaçtan elde edilen kağıt, ağacın ağırlığının yarısı kadar etmektedir.
O halde, ortalama bir çam ağacı 690 kg ettiğine göre, elde edilecek kağıt 345 kg olacaktır.
Bir A4 beyaz kağıdın ağırlığı 5 gr etmektedir. Demek ki, bir ağaçtan 345000/5 = 69000 adet A4 yaprağı elde edilmektedir.
Günümüzde özellikle dijital kitap baskılarında, kitabın boyutu ne olursa olsun A4 boyutunda kağıt harcanmakta olup, kesime giren kısımları atılmaktadır.
Buraya kadar elde edilen verilerle şöyle bir formül çıkartılabilmektedir:
Kitabın sayfa sayısı / 2 = kitapta kullanılan kağıt yaprağı.
Her kitabın asgari 1000 adet basıldığı (ki ortalama çok daha yüksek çıkacaktır)
FORMÜL:
Kitabın Sayfa Sayısı / 2 x 1000 / 69000 = 1000 adet basılan bir kitap için kesilen ağaç sayısı
E-kitaplar geleceğimizi kurtaracak. Gelin e-kitapları daha çok sevelim, doğaya bir nebze olsun nefes verelim.
Peki basılı kitapların çevreye verdiği tahribat sadece ağaç ile mi sınırlı? Tabii ki hayır! Bir araştırmaya göre, Amerika Birleşik Devletlerinde hava kirliliğinin yüzde yirmisini kağıt fabrikaları oluşturuyor. Bununla birlikte havayla sınırlı kalmayıp su kirliliğine de büyük ölçüde neden oluyor. Zira kağıt, yapısı gereğince bol suya ihtiyaç duyar.
Modern tesislerde bile 1 ton kağıt üretebilmek için yaklaşık 50 ton su kirletilmektedir.
Artık karar sizin? E-kitap teknolojisi yokken elbette kitaplar ağaçlardan daha önemli idi. Zira, entelektüel hale gelen her birey doğayı korumak için fazladan çaba harcayabilecek bilince kavuşmuş olacaktı.
Ya şimdi? Tamamen zararsız bir teknoloji varken, hala zararlı nostaljik alışkanlıklarınıza devam mı etmek istiyorsunuz? Siz bilirsiniz…